Tunus’un Kaybedilmesi

Tunus’un fethi:

Tunus’un 1574 yılında dönemin Osmanlı Padişahı ve İslam halifesi 2. Selim tarafından 1574 yılında
Hafsi Devleti’ne karşı yapılan savaşla fethedilmiştir.
Esasen Tunus kentini 16 Ağustos 1534’te fetheden Barbaros Hayreddin Paşa, Hafsi Devleti’ne son
vererek tüm ülkeyi Osmanlı devletine bağladıysa da bizzat Alman İmparatoru ve İspanya Kralı 5. Karl
kenti 1535 yılında geri almıştır ve Hafsi Hanedanı İspanya’ya tabii olmuştur. Tunus Ali Uluç Paşa
komutasındaki Osmanlı Donanması tarafından fethedilince 1881 yılına kadar Osmanlı Devleti’ne bağlı kalmıştır.

Tunus’un kaybedilişi:

Osmanlı’nın zayıflığı artık herkesin dikkatini çekmekteydi. Çok kısa bir zaman önce neredeyse başkenti
işgal edilmiş ve çok ağır olan Ayastefanos antlaşmasından son anda Avrupa Devletleri kurtarmıştır.
Midhat Paşa Fransa’ya sığındıktan sonra dört buçuk saat gibi bir süre sonra Osmanlı’ya teslim edilmiştir.
Paris’in telgrafından üç saat sonra, aynı gün akşamı saat 21.20’de, Büyükelçi Tissot, Hükümetine şu
telgrafı çekmiştir: “Bazı emareler bana, Sultan’ın Tunus meselesini daha sükûnetle mülâhaza etmeye;
başladığını göstermektedir” (Çertains indices me donnent à penser que le Sultan commence à envisager
avec plus de calme l’affaire de Tunisie)[1]

Midhat Paşa ne kadar çabuk teslim edilirse, Sultan da o kadar memnun edilmiş, Tunus’u teslime
hazırlanmış olabilirdi. Fransa diplomasisi işte bunu düşünmüş, bunu yapmış ve dört buçuk saat kadar
kısa bir zaman içinde Midhat Paşa’yı teslim etmeye karar vermiştir: Büyükelçi Tissot’nun telgrafı Fransa
Dışişleri Bakanlığına 17 Mayıs günü saat 13.30’da ulaşmış, Dışişleri Bakanı Saint-Hilaire’in talimatı. İse
aynı gün saat 18’de İstanbul’a tellenmiştir. [2]
Tunus meselesinde İstanbul’un, daha doğrusu Padişah’ın o güne kadarki sert tutumunda, ani bir
‘yumuşama olmuştur. O güne kadar Türkiye, Fransa’nın Tunus meselesindeki harekâtını şiddetle
protesto edegelmişti. Şimdi şiddet, yerini sükûnete bırakmağa yüz tutmuş ve Padişah Tunus meselesini
“daha sükûnetle” düşünmeğe başlamıştır. Fransız Büyükelçisini bu kanaate vardıran “emare” ise şudur:
aynı 17 Mayıs 1881 günü Sultan İkinci Âbdülhamid, Tunus meselesinin iki memleket arasında “geçici bir
bulut” (un nuage qui passerait) olduğunu dolaylı bir şekilde Büyükelçi Tissot’nun kulağına iletmiştir.[3]

Tunus’un işgalini sadece Midhat Paşa’ya bağlamak elbette doğru olmaz. Tunus’a zaten Fransız askerleri
girmiş bulunmaktaydı. Fakat o ana kadar ciddi bir duruş sergileyen Abdülhamit’in bu duruşu
yumuşatmasında etkili olduğunu kolaylıkla söyleyebilliriz.

KAYNAKÇA

[1] Ministère des Affaires Etrangères, Documents Diplomatiques Français (1871-1919), I ère série (1871-
1900), Tome IV (13 Mai 1881-20 F évrier 1883), Paris: 1932, p. 13, Note 1.
[2] Şimşir, Bilal N., Fransız Belgelerine göre Midhat Paşanın Sonu (1878-1884), Ayyıldız Maatbası A.Ş.,
Ankara 1970 Sayfa 49, Sayfa 79 BELGE NO: 2
[3] Şimşir, Bilal N., Fransız Belgelerine göre Midhat Paşanın Sonu (1878-1884), Ayyıldız Maatbası A.Ş.,
Ankara 1970 Sayfa 50, Sayfa 95, BELGE NO: 10

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir